Düşük Karbonhidrat Diyeti Vs Düşük Yağ Diyeti? Uzun Süredir Diyetisyenleri İkiye Ayıran Bu Konuya Önemli Bir Araştırma İle Açıklık Getiriyoruz!

Kilo vermenin en iyi yolu ekmeği, makarnayı ve meyveleri kesmek mi? Yoksa avokadoları, kuru yemişleri ve peyniri kesmek mi? Bir yıldan daha uzun süren ve 600 kişinin katıldığı araştırmanın sizleri şaşırtacak bir cevabı var, işte karşınızda düşük karbonhidrat diyeti vs düşük yağ diyeti!

Hedefler kilo kaybetmek olunca, düşük yağlı mı yoksa düşük karbonhidratlı diyetler mi daha etkilidir? İşte bu soru yıllardır bir çok profesyonel tarafından araştırılmaktadır ve her iki tarafın da hatırı sayılır taraftarları bulunmaktadır. Ama görünen o ki, Stanford Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen araştırma sonucunda ortaya çıkan rapor herkesi şaşırtacak türden. Bir yıldan daha uzun sürede tamamlanan bu araştırmaya; sağlıklı, yaşları ortalama 40, BMI indeksleri (Vücut Kitle İndeksleri) ortalama 33 (Obezite 1. Klas) olan 609 kadın ve erkek katılmıştır. Araştırılacak bir çok katılımcının ve bir çok detayın bulunması bu araştırmayı 1 seneden daha uzun bir süreye taşıyan en önemli etkenlerden biri olmuştur. Fakat buna değdi diyebiliriz.

Şimdiden sunu söyleyebiliriz ki; 12 ayın sonunda iki ayrı grup toplamda 6,500 pound (yaklaşık 3000 kg) kilo kaybetmişlerdir. Bir çok kişi genellikle 26-27 kilo kaybetse bile arada 5-6 kilo alanlar da olmuştur. Nasıl mı? Araştırmanın detaylarına inelim!

 

İlk İki Aylık Süreç

Araştırmanın başlangıcında, her iki grubun üyelerine ilk iki ay boyunca uygulamaları gereken özel diyet programları gösterilmiştir. Düşük karbonhidrat grubundaki katılımcılara günlük sadece 20 gram karbonhidrat tüketmeleri söylenmiştir, bu miktar ketojenik diyetin standardını yakalamak adına oldukça yeterlidir. Düşük yağ grubundaki katılımcılara ise günde sadece 20 gram yağ tüketmeleri söylenmiştir.

İkinci ayın sonunda ise düşük karbonhidrat grubundaki katılımcılara diyetlerine daha fazla karbonhidrat (diyetlerini sürdürebilecekleri normal bir seviyede) eklemeleri söylenmiştir, düşük yağ grubundakilere de aynı bilgilendirme yağ üzerinden yapılmıştır.

Bu araştırmanın ilginç bir noktası ise, katılımcılara günlük ne kadar kalori tüketmeleri gerektiği ile ilgili bir sınırlama verilmemiştir. Araştırmacılar katılımcılara sadece; “Elinizden geldiğince çok sebze yiyin, dışarıdan şeker eklenmiş, rafine un ve trans yağ içeren yiyeceklerden kaçının, minimum düzeyde işlenmiş, besin seviyeleri yüksek, mümkün olduğunca evde hazırlanmış yiyecekleri tercih edin.” tavsiyesini vermişlerdir.

Araştırmacılar 3. Ayın sonunda, düşük yağ grubundaki katılımcıların ortalama yağ tüketiminin 20 gramdan 42 grama çıktığını gözlemlemişlerdir. Buna karşın, düşük karbonhidrat grubundaki katılımcıların ortalama karbonhidrat tüketimi günlük 20 gramdan 96 grama sıçramıştır.

 

And The Oscar Goes To…

Eğer yağ ve karbonhidrat tüketimindeki bu artışları bir kenara bırakacak olursak, 12 ayın sonunda ortaya çıkan sonuçlara göre katılımcıların düşük karbonhidrat mı yoksa düşük yağ diyeti mi yaptıkları önemini yitirmiştir. Ortalama olarak, her iki grupta günlük aynı/çok yakın miktarda kalori tüketmişlerdir. Ve bazı katılımcılar diğerlerine oranla daha fazla kilo almış veya vermiş olsalar bile, ortalama olarak iki grupta toplamda aynı miktarda kilo vermiştir.

Hangi grupta olurlarsa olsunlar katılımcılar arasında aşağıdaki sıralanan gelişmeler ortak olarak gözlemlenmiştir;

  • Vücut Kitle Endeksi oranları
  • Vücut yağ oranları
  • Bel çevresi ölçüleri
  • Tansiyon seviyeleri
  • İnsülin oranları
  • Kan şekeri seviyeleri

Araştırmacılar bazı farklılıklar da gözlemlemiştirler. Mesela düşük yağ grubundaki katılımcıların kötü kolesterol (LDL) seviyelerinde hatırı sayılır bir düşüş yaşanmıştır. Düşük karbonhidrat grubunda da kötü kolesterolde azalma yaşansada, bu düşüş yağ grubunu geçmemiştir fakat bunun yanında düşük karbonhidrat grubu iyi kolesterol seviyelerini de arttırmışlardır.

Düşük yağ grubu tükettikleri doymuş yağların miktarında azalma sağlarken, bir diğer yandan da diyetlerinde daha fazla lif tüketmişlerdir. Düşük karbonhidrat grubu diğer gruba oranla daha az lif tüketse de genel glisemik indekslerinde azalma sağlamışlardır.

Kamal Patel’in bu araştırma üzerine yaptığı yorumunda, asıl farklılıkların toplam kalori ve protein tüketiminden kaynaklanabileceğinden bahsetmiştir. Aslında bakıldığı zaman her iki grupta benzer miktarlarda kalori tüketmiştirler fakat düşük karbonhidrat grubu ortalama olarak biraz daha yüksek protein tüketmiştir. Yazarın bu duruma yorumu ise özetle şu şekildedir; “Bir çok kişi üzerinde yapılan bu araştırmanın sonucuna bakacak olursak, hedefi kilo vermek olan bireylerin uygulayacağı düşük karbonhidrat veya düşük yağ diyetleri birbirlerinden üstün değillerdir ( tüketilen kalori ve protein miktarlarında önemli farklılıklar oluşmadığı sürece).”

 

Bu Sonuçlardan Çıkarılacak Ders Nedir?

Düşük karbonhidrat diyeti vs düşük yağ diyeti çatışmasından çıkan karmaşaya son vermek amacıyla gerçekleştirilen bu araştırmaya baktığımız zaman görüyoruz ki, diyetlerinizde yağı veya karbonhidratları özel olarak azaltmanız kilo verme hedeflerinize çok büyük bir etki yapmamaktadır. Buna karşın kalori tüketiminizi de kontrol ettiğinizi düşünürsek; tükettiğiniz protein miktarı, kaliteli, işlenmemiş ve besin değeri yüksek yiyecekler tüketmeniz, fazlalıklardan kurtulmanız için asıl önemsemeniz gereken etkenlerdir. Bu sebeple diyetlerinizde daha esnek olabilir ve yağ yakarken aynı zamanda yemeklerinizden de zevk almaya devam edebilirsiniz.

Not: Eğer diyet programı hazırlamada yeniyseniz ve yardıma ihtiyacınız varsa, sizler için hazırladığım 2000 kalorilik diyet planı ve 2500 kalorilik diyet planı yazılarımı okumanızda fayda var.

Hadi, bir tekrar daha!

Yorum Yazın

Email adresiniz yayınlanmayacak.